Kara Politikalarla Kararan Ermenek


ilknur-ekiz“ Ermenek kömür karasıyla değil zayıf sosyal devlet politikasının  karasıyla karardı.”

Ermenek maden olayı , memleketime düşkün bir Ermenek’li olarak,  Konya’da yaşamama rağmen köklerimin bu yerde olması ve bu köklere sımsıkı sarılmış biri olarak beni derinden üzdü. İnişleri çıkışlarıyla (yokuşlarıyla) ve bunun verdiği yoksunluklarla ama  bir yandan da  canıtez, girişimci bir insan yaratan bu yer Türkiye’ye en fazla okumuş insan yetiştiren ilçelerden.

Niye böyle duyduk peki biz bu yeri?

Ermenek coğrafi nedenlerden dolayı sanayiye sahip değil.  Son yıllara kadar ilçed tarım, esnaflık ve madencilikle geçimini yaptı. Bunlar da sınırlı olduğu için yıllarca göç verdi. Büyük şehirlerde derneklerini kurdu ve hemşehrilik ilişkilerini devam ettirdi. Toprağından ayrılan ama bir o kadar da toprağına yakın hiç bir ilçe insanı yoktur bu denli. Göç etmeyenler toğrağını  hala eken dikenler vardı. Fakat 2002 yılında kalkınmada öncelikli yerler arasına girdi ve Ermenek barajının temeli atıldı. Büyük su kütlelerine sahip bu yere baraj yapılarak bir köy ve diğer yerlerin toprakları da su altında kaldı. Kısacası tarım bitti. Bizim tarım işçilerimiz bir süre barajda çalıştı fakat baraj da bitince yönelecek alanlardan en makulu madenler kaldı.  Eli mahkum çalışmak zorunda kaldı. Bakın yapılan politikadan nereden nereye geliniyor….

Bir yeri kalkınma ile ayağa kaldıracağız derken başka bir yerden böyle göçüyoruz, altında da bizim halkımız kalıyor.

Diğer yandan yıllarca onlarca kazaya rağmen hala maden ocaklarında çalışan işçilerimizde var.  İş sahasının olmaması bu insanlarımız zorla, ölümle her an yüzleşme duygusuyla ekmek paralarını kazanmaya çalışıyorlar.
Diğer yandan Ermenek maden olayında üzüntüyle birlikte kızgınlığım, isyanımda ayakta;
Bu olaylarda sadece bir tane sebep, suçlu aramaksa bizi şikayet ettiğimiz yanlışların içine daha da gömecektir;

Bizim ülkemizin en büyük hatası bu bakış açısı.

Bütün bu olanlar “devlet, işverenler ve yapılan politikalara bakış açımız tepkimiz”… Bütün bunların sonucu, bizi bir yerlere getiriyor…

Yapılan politikalara karşı, düzene hakim olduğunu düşünenlerin sözlü psikolojik baskıları ve ideolojileri nedeniyle örgütlenemeyişimiz  bizi çaresiz bırakıyor.

Örgütsüz olanve yapacak başka bir işi olmayan biz insanların hayatlarını ise Ermenek’te ki gibi, örgütlü  işverenler köleleştiriyorlar.

Sonuçsa çok acı!
Yıllardır Ermenek’te de- bütün ülke genelinde olan aynı zihniyet gibi) kömürün kazancını, kaymağını birkaç kesimden insanlar yedi. Çoğunluk yöre halkı işçilerse karın tokluğuna çalıştı ve maaşını da alamadı. Bizim yeniyetme işverenlerde düzenin bir ucunu kapıyor devlet gibi. Eline para geçenin içinde kocaman bir kapitalist yaşamaya başlıyor. Kendi işçisine hele ki bir de kendi toprağının insanına insani değer vermiyor.
Devletse denetimini bu işverenler üstünde yapmayarak, onların vahşice etrafını kolayca ezebilen küçük kapitalistler olarak yetişmesine izin veriyor.

Kısacası bu olaylar zincirleme bir düzenin sonucu.

Soma maden olayında da dediğim gibi “refah ülke paradigması” çoktan çöktü bu ülkede. Geride ise sadece acılı bir millet hayatına devam etmeye çalışıyor.

Bizim memlektimizinse yeşiliyle  değil de karayla özdeşleşmesi,  bizi daha da ayrı bir acıtıyor. Fakat başta da yazdığım gibi bizim memleketimiz kömürün karasıyla değil yapılan kara politikaların karasıyla karardı.

İlknur EKİZ

Sosyolog

Bu makaleyi nasıl buldunuz? // Bu pencereye yorumunuzu yazabilirsiniz // Makalenizi göndermek isterseniz buyurun!

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: