Bu Tefrika Niye!


Tarih: 30-11-2013 04:21:00Güncelleme: 30-11-2013 04:24:00

“Muhammed,(s.a.v) Allah’ın Resûlüdür. Onunla beraber olanlar, inkârcılara karşı çetin, birbirlerine karşı da merhametlidirler….” (Fetih, 48/29).

Yukarıdaki ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz, inanan yani Hz. Peygamber’in yolundan giden insanların vasfından bahsediyor. “Birbirlerine karşı merhametli”, “inkârcılara karşı çetin”, diyor. Olması gereken böyle. Gel gör ki vakıa pek de böyle değil. Ahir zaman ümmeti olarak maalesef yukarıdaki esasın zıddına birbirimizle mücadele ediyor, dışarıya karşı ise yumuşak davranıyoruz.

Neden böyle olduk? İşte bu sorunun cevabını bulmak için amellerimizi gözden geçirmemiz yeterli olacaktır. Çünkü Sünnetullah (İlahi yasa) kendi yaptıklarımıza yine kendimizin katlanacağı bir düzen koymuş. Bu tüm kullar için eşit ve adildir. İnananlara bir torpil yok anlayacağınız. “Allah ve Resulüne itaat edin, birbirinizle çekişmeyin; sonra korkuya kapılırsınız da kuvvetiniz gider…” (Enfal, 8/46) İlahi buyruğu da bunu açık bir şekilde ortaya koymaktadır.

Kanaatimce tefrikaya düşmemizin sebebi dünyevileşmedir. Bu öyle bir hastalıktır ki, Uhud Savaşı’nda okçulara yerlerini terk ettirmiş, Peygamber (s.a.v) mescidinde Rasûlullah Efendimizin hutbesini dinleyenleri dışarıdan gelen kervana koşturmuş, kardeşi kardeşe kırdırmıştır. Daha neler neler.

Hz. Musa (a.s.) önderliğinde Firavun’un zülmünden kurtulan ve Allah’ın ikramına mazhar olan Yahudilerin, kendilerine ikram edilen kudret helvasından bıkarak “biz bir çeşit yemekle yetinemeyiz” feryatlarına karşı Hz. Musa (a.s.) “siz değerli olanla değersiz olanı değiştirmek istiyorsunuz, öyleyse Mısır’a inin, kendiniz için istediğiniz şey orada vardır” (Bakara, 2/61) demişti.

Firavunun zulmünden kurtulan bu halk, soğan-sarımsak yemek için yine zülüm diyarına dönmeye razıydı. İşte insanı bu kadar basitleştiren şey dünyaya olan meylidir. Dünyaya olan meyil başladığında işin fazileti kaçar, sıradanlaşır, basitleşir. Bizi birbirimize düşürür. İşte o zaman Sünnetullah gereğince kendi ettiğimiz başımıza çalınır.

“Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin.” (Âl-i İmran, 3/103) Hitabı apaçık ortadayken, bu tefrika niye!

 

Yrd. Doç. Dr. Ahmet ÖZKAN

Bayburt Ünv. İlahiyat Fakültesi

Bu makaleyi nasıl buldunuz? // Bu pencereye yorumunuzu yazabilirsiniz // Makalenizi göndermek isterseniz buyurun!

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: