KUDÜS VE MESCİD-İ AKSA


Tarih: 24-06-2013 21:59:00Güncelleme: 24-06-2013 21:59:00 

Kudüs şehrinin insanlık tarihinde önemli bir yeri vardır. Bu şehir tarihi bakımdan Dünyanın en eski kentlerindendir. İnanç bakımından ise Müslümanlardan, Hristiyanlardan, Yahudilerden Dünya nüfusunun yarısından fazlasının uğrak yeridir. Orada çok eski eserler ve kutsal mekânlar vardır. Stratejik bakımdan ise Kudüs’ün yeri Filistin’in kalbindedir. Ona özel bir önem kazandırır. Doğuda Ramallah’a ve Naplus’a Batıda Beyti-lehm ve Celil’e, Kuzeyde orta Akdeniz’e ve Eriha bölgesine Güneyde de Ağvar’a yollar ayrılır.

 Siyasi bakımdan ise Kudüs sorunu zamanımızın siyasi sorunlarının çözülmüş sorunlarından birisi olarak addedilir. Gerçek şu ki Kudüs meselesi çözülmemiştir. Müslümanlar 1000 yıldır buranın meşru sahipleridir. Zira bu kutsal kente yapılan saldırılar sonucu oluşan işgaller yeni durumlardır.

Diğer yandan Kudüs için İslam’ın hükümran olduğu devirler tarihi zamanların istikrar ve adalet olarak özellikle Yahudi ve Hristiyanlar için en iyi devirlerdir. Zira Müslümanlar onlara din ve imanlarının vurguladığı şekilde çok iyi muamele etmişlerdir. Kiliseleri tapınakları ve dini mekânları İslami Hükümranlık zamanında tamamen ayakta kalmışlardır. Bu güne kadar da kalmaya devam etmektedir.

Müslümanların Beyt-i Makdise bakışları dinlerinin ana kaynağı olan vahiyden gelmektedir. Müslümanlar bütün dinleri tanırlar. Hristiyan ve Yahudiler ise bilindiği gibi ancak kendi peygamberlerini kabul ederler. Bu nedenle onlar inanç olarak bu kutsal kentin hak ettiği vâsiler değillerdir. Bu hakikati tarih bize vurgulamaktadır. Müslümanlar Yahudilere Ve Hristiyanlara Kudüs’e hâkim olduğu devirlerde iyi muamele etmişlerdir. Yahudi ve Hristiyanlar ise Müslümanlara bu kutsal kenti işgal ettikleri sınırlı yıllarda insanlık dışı muamelede bulunmuşlardır. Haçlılar 1099 yılında Kudüs’ü işgal ettiklerinde Bütün Müslümanları kılıçtan geçirmişlerdir. Kutsal İslami mekânları atlarına ahır yapmışlardır. Bu düzen Ünlü komutan Salahattin-i Eyyubi’nin hükmettiği nizamın neresindedir. O komutan ki Kudüs de kalmak isteyenlere zimmetle kalmalarına müsaade etmiş oradan göçmek isteyenlere de aman vermiştir. Yahudiler ise kentin İslami kimliğini değiştirmeye yönelmişler: İslami kutsal mekânları harap ederek Müslümanları da buradan çıkarmışlar yerlerine Yahudileri yerleştirmişlerdir.

Müslümanların Kudüs’e bakışı İslami bir bakış olunca burası peygamberlerin yeri ve Risalet yurdudur. Burada bir karış toprak yoktur ki üzerinde bir Peygamber namaz kılmış olmasın. Allah’ü Teala buranın etrafını mübarek kılmış ve bu durumu Kuran-ı Kerinde zikretmiştir. Burada her parça Müslümanların şerefine şahittir. Zira her toprak parçası üzerinde bir Müslüman şehit kanı taşımaktadır. Kudüs’e eskiden ve şimdi Yahudi ve Hristiyanların bakış açısına gelince bu tamamen sömürgeciliğe yönelik bir bakıştır. Zamanımızda Siyonizm’in hedefi Filistin de Yahudilere Fırat ve Nil arasında uzanan Yahudi ırkına dayalı bir vatan kurmaktır.

Kudüs Filistin’in kalbinde bulunur. 2 bölgeden oluşur, Eski Kudüs ve yeni Kudüs. Burada İslami ve Hristiyanlık dönemlerine ait bütün kutsal mekânlar mevcuttur: Mescid-i Aksa, Kubbetüs’sahra ve Kıyamet kilisesi gibi. Burada ki binalar klasik Doğu mimarisi tarzında ortaya çıkmıştır.

Tarih bize 1000 yıldır Kudüs’ün bir İslam şehri olduğunu vurgular. Sonra üzerinden çeşitli hükümler gelmiş geçmiştir. Ömer Bin Hattap R.a zamanında Müslümanlar Rumları yenmişti. Hz Ömer Kudüs de oturanları toplayarak onlara şöyle söyledi, “Sizin lehinize olan bizim lehimize sizin aleyhinize olanda bizim aleyhimizedir.”  Sonra kıyamet kilisesini ziyaret etmiş Ve orayı çöplük yeri haline getirilmiş bir mekândan ibaret bulmuştu. Sonra Hz Ömer onları temizletti. Müslümanlar buraya Hz Ömer mescidini yaptılar bu Mescid-i Aksanın temelidir.

Bu tarihi zincir Kudüs’ün bize İslami bir belde olduğunu gösteriyor. Yabancı işgallerden meydana gelen saldırılar ise geçicidir ve bu kent Müslüman sahiplerine mutlaka geri dönecektir.

Kudüs’ün İslam inancında büyük bir yeri vardır. Burası Peygamberimizin İsra ve Miracının yeridir. İki kıblenin ilkidir. İki mescidin ikincisidir. Haremeyn’in üçüncüsüdür. Kuran-ı Kerim İsra suresinde bunu şöyle anmaktadır:  “Kulunu bir gece Mescid-i Haramdan Mescid-i Aksaya yürüten ve Mescid-i Aksanın etrafını mübarek kılan Allah’ı tesbih ederiz.”

Peygamberimiz (s.a.v) de buyurmuştur ki: “ 3 Mescid’in dışında hiçbir yere yolculuğa çılılmaz: Mescid-i Haram, Mescid-i Aksa ve benim bu mescid’im.”

Bu yazı 344 defa okunmuştur.

Bu makaleyi nasıl buldunuz? // Bu pencereye yorumunuzu yazabilirsiniz // Makalenizi göndermek isterseniz buyurun!

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: