Asker Ahmet Amca


Tarih: 30-10-2013 16:26:00Güncelleme: 30-10-2013 16:26:00 

Doğduğum yer ne tarafsa ayaklarım hep o tarafa gitmiştir. Hatta bindiğim eşeğin ayağı bile devamlı doğduğum yöne çekmiştir. Ya araba? Kamyonumun lastikleri sürekli memleketten yana tavır almış ve pabuçlarının eskileri o taraflarda kalmıştır.

2000 yıllarından sonra ayağımın beni çektiği Ermenek ve Güneyyurda her gitmek istediğimde yolumuz sarp dağların üzerinden geçerdi, bari gidiyoruz hiç olmazsa mazot paramız çıksın der, yol üstündeki köylere saat saat durarak pırtımızı açar ve satış yapardık.

Beni doğduğum yer olan Gargaraya Konya’dan ulaştıran yollar iki güzergâhtan geçer; birisi Hadim Aladağ’ı üzerinden diğeri de Karaman Aladağ’ı üzerinden geçerek Yelli beli aşıp ulaştırırlar memlekete. Bu yol üzerindeki köyler hep tanır bizi, bizde onları tanırız. Nice dostluklar ve nice ahbaplıklar oluştu aramızda, kardeş gibi belki ondanda öte samimi duruşlar ve davranışlar.

Derken halkın sıcak ve alışverişi seven yapısı, bizim herkesle yakın temasımız ve neredeyse cümlesiyle akraba çıkacakmış gibi alakamız oralara saatlik değil günlük hatta üç beş günlük kalıcı alışveriş nöbetlerine bağlanmamızı sağladı.

Vızır vızır geçen yıllarda kazanılan bu güzel hatıraları unutmaktan korkuyorum, gün geliyor o güzel dostların öldüklerini duyunca da derinden etkilenerek hatıralarını canlandırıyorum ama bu da yetmiyor, bu aziz dostların tamamı iyi olan hallerinden bir nebze tarihe not düşmek geliyor aklıma, işte bu aziz dostlardan birisi de Hadim/Aladağ Çakallar köyünden Asker Ahmet Amcadır.

2001 yılının ekim ayı bir akşamüzeri, bir kartal yuvası gibi Göksu’ya ve yer köprü şelalesine hâkim uçurum kaya üzerine kurulmuş Çakallar köyündeyim, alışveriş bitti burada da tanıdığım birisi yok; ya pırtıyı toplayıp gideceğim ya da…

Bir dede yaklaştı kadınlar dağılınca yanıma; nerelisin, adın ne gibi mançovi sorulardan sonra Gargaralıyım dedim Ermeneği pas geçerek, zira oralardan sonra bizim yaylalarımız başlar ve bizim köyümüzü bilmeyen yoktur. Ya! Dedi; sizin köyde ben birisini tanıyorum, birkaç yıl önce Gargaraya varmıştım, çarşıdan beni koltuklayıp evine götürdü. Yedik içtik yattık kalktık o günü ve geceyi hiç unutamam hele ev sahibinin karısının kırk yıldır tanıyormuş gibi davranışı ve bana ısrarla “ye hadi ye karnını iyi doyur” demesi ve güler yüzleri hiç aklımdan çıkmıyor.

Amca kimmiş o Gargaralı seni eve götüren, bizim ora kasaba olunca çarşıdan eve adam götüren çok az bulunur dedim. Taklit derler bana demişti, Taklit Hasan derlermiş köyde dedi, ben tamam dedim içimden bugünde yatacak yeri bulduk, adını sordum; “bana Asger Ahmad” derler Aladağ boğazında dedi, bende; Ahmet amca o benim kaynatamdır deyince hararet arttı ve uzun ve ölesiye dostluğun temeli atılmış oldu.

Namazdan sonra evine götürdü beni, bugün buralıyız, buraya her geldiğinde de buralıyız sakın başka yerde kalma, burası senin evin dedi ve ekledi; eğer Aladağ’a gelirde buraya uğramadan ve bende kalmadan geçersen elimden kurtulamazsın. Asker Ahmet amca sık sık şu sözleri tekrarlardı: “ya ne Osmanlı kayınnan var ben öyle kadın görmedim ömrümde, insan o kadar mı cana yakın olur?” 

Nefes darlığından rahatsızdı Asker Ahmet Amca, hanım teyzenin hafif beli bükülmeye başlamıştı, “hoş geldiniz guzum” dedi. Yüzünde samimiyet çiçekler açarak ortaya getirdiği pilav ve salata dünyanın en mükemmel yemeğiydi bana göre; türül türül tereyağı kokusu ve üstüne sos olarak serpilmiş içtenlik.

Anadolu da kültürleri çevre, büyük oranda etkilemektedir. Yokluğu görenler yoğun halinden anlarlar, yolda kalmışlar, çok gezenler gurbetin zaaflarını bilirler, işte bu; evlerinin duvarlarından başka her yanı ağaç olan yapılardan oluşan Çakallar köyü de dağ ve orman köyü olmanın işaretlerini taşıyordu üzerinde. Halkı da hayatın her türlü çilesini çekmiş ve alınlarındaki kırışıklıklar adeta bunların sayılarını veren birer ebcet hesabını andırıyordu.

Bu ilk misafirlikten sonra köye girip de anons etmemle beraber yanıma damlar ve “aman ha beyere getme ağşama bizdeyiz” derdi gelir gelmez Asker Ahmet Amca.

2012 yılında Allah’ın rahmetine kavuştu Asker Ahmet Amca, külfet yurdunu koyup ücret yurduna taşındı aramızdan, Allah sevenleriyle cennetinde cem eylesin, âmin!

Bu yazı 132 defa okunmuştur. 

Bu makaleyi nasıl buldunuz? // Bu pencereye yorumunuzu yazabilirsiniz // Makalenizi göndermek isterseniz buyurun!

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: